Pazar, Aralık 24, 2006
Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz.
Ateşi köze döner, kokusu olmaz.
Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar;
Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.
Ömer Hayyam
Ateşi köze döner, kokusu olmaz.
Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar;
Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.
Ömer Hayyam
Cumartesi, Ağustos 12, 2006

Burada olmaktan çok yorulmuş bir ruh...
Sıkıştırmış kendini bir bedene
Patlamak istiyor artık,
Çıkıp gitmek özgürlüğe...
Her yönden bastırılmış bir balonda sanki
Ya da dipsiz bir kuyuda
Sadece düşüşü yaşıyor,
Ayakları yere değmiyor hiç.
Hep aynı boşlukta kıvranıyor
Düşünmek...
Artık düşünemiyor beyazlığı
O derin maviliği
Ya da yeşilde kaybolmayı.
Siyahlar sarmış her tarafını
Gördüğü tek renk,
Gözlerinin kırmızılığı
Hissettiği tek şey,
Hiçlik...
Çarşamba, Ağustos 09, 2006

Gözlerinde yeni bir kıvılcım,
Yeni bir haykırış
Yeni bir türkü söylemeye başladı.
Gördüğü tek şey mavi bir deniz
Gökyüzündeki martılar,
Ve özgürlük...
Yanında sevdiğinin kokusu
Elinde onun eli...
Düştü yollara,keşiflere
Hiç görmediği bir masaldaydı,
Çok güzeldi..
Uyanmak istemiyordu
Sonra rüzgarı hissediyordu
Yüzünü okşayışını...
Saçları dalgalanıyordu
Dağılmış beline kadar inmeye çalışıyordu
Bütün bedeninde hissediyordu o hafif esintiyi
Halbuki içinde bir kasırga vardı
Sorularla şiddetli bir fırtına yaşıyordu
Susturdu içindeki herşeyi
Rüzgarı dinledi sadece
Martı seslerini,dalga seslerini
Deniz kokusunu hissetti
Ve mutluluğu...
İşte keşif buydu...
Hayaldeydi,uyanmak istemiyordu
Başı sevdiğinin omuzundaydı
Çok huzurluydu...
Gemiler geçiyordu karşısından
Sanki ondan bütün yükü almış
Uzaklara götürüyorlardı.
O kadar hafif hissediyordu ki
Bulutların üzerinde uçuyordu...
Ayağına gelen dalgalar tekrar
Yerde olduğunu hissettirdi ona
Denizi çok seviyordu...
O muhteşem şehri de...
Hava kararıyordu
Ama onun için hep aydınlık vardı.
Karşıdaki şehrin ışıkları yüzüne yansımıştı
Gözleri parlıyordu
Ay yüzünün ortasında iki ışık...
Sevdiği sarıyordu onu
Sanki kalkanıymışcasına sarıyordu onu
...
Pazar, Temmuz 23, 2006
......
Leyla değilim dost,
Lakin çöle çağırsan gelirim.
Sana 'yalan' halde gelmem,
Toplarım özümü 'yalın' halde gelirim.
Kapıyı çaldığım da 'Kim O?' dersen
'Sensin Efendim!' derim
Ben olmam kapıda
'Sen' olur gelirim
Sen gel de yeter ki,
Yola yük olmam
'Yol' olur gelirim......
Lakin çöle çağırsan gelirim.
Sana 'yalan' halde gelmem,
Toplarım özümü 'yalın' halde gelirim.
Kapıyı çaldığım da 'Kim O?' dersen
'Sensin Efendim!' derim
Ben olmam kapıda
'Sen' olur gelirim
Sen gel de yeter ki,
Yola yük olmam
'Yol' olur gelirim......
Çarşamba, Temmuz 12, 2006
Pazartesi, Temmuz 03, 2006
Tavananna kimdir?
Tavananna Hititlerde kral eşlerine verilen hititçe ünvandır arkadaşlar.Tavananna'nın Türkçe karşılığı 'anne kraliçe' yani kısaca 'anakraliçe'dir.Tavananna ünvanını taşıyan Hitit kraliçeleri neredeyse krallarla eşit haklara sahipmişler. Tavananna'nın adı, kraliyet mühründe yeralıyor ve Tavananna devlet işlerinde etkin rol alıyormuş.
Kraliçeler bu ünvanı kral kocaları öldükten sonra da taşıyorlarmış. Yeni kralın eşi Tavananna ünvanını ancak bir önceki kral eşinin ölümünden sonra elde edebiliyormuş.
........
Pazar, Temmuz 02, 2006
.....
şarap sen benim günüm güneşimsin
öyle bir dolsun ki seninle içim
bir bildik görünce beni sokakta
ne o şarap, nereye böyle desin
(hayyam)
öyle bir dolsun ki seninle içim
bir bildik görünce beni sokakta
ne o şarap, nereye böyle desin
(hayyam)
.............
Düşünmekti kalpten
Ya da aklın karışmasıydı,
Gözlerin kamaşması
Kulakların çınlaması
Hislerin hissizleşmesiydi aslında
Ya da tüm hislerin birlikte yaşanması
Seni Seviyorum demek bile
Basit geliyordu sana duygularıma
Aşk bizi bulmuştu bir kez
Bırakmayacaktı sonsuza kadar
Ya da yaşatacaktı bize sonsuzluğu
Acıyı,tatlıyı,ateşi,suyu
Tüm zıtlıklarla karşımıza dikilmişti
Yaşatacaktı en derin,en şiddetli,en mükemmel
Bütün duyguları...
Ya da aklın karışmasıydı,
Gözlerin kamaşması
Kulakların çınlaması
Hislerin hissizleşmesiydi aslında
Ya da tüm hislerin birlikte yaşanması
Seni Seviyorum demek bile
Basit geliyordu sana duygularıma
Aşk bizi bulmuştu bir kez
Bırakmayacaktı sonsuza kadar
Ya da yaşatacaktı bize sonsuzluğu
Acıyı,tatlıyı,ateşi,suyu
Tüm zıtlıklarla karşımıza dikilmişti
Yaşatacaktı en derin,en şiddetli,en mükemmel
Bütün duyguları...
NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN ONU YAŞA!!!!!

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm,cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de,
Bazıları seyrederken hayatı en önden ,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki, söz ver kendine,
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan, yanlızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadımki ,
Son yolculukları erken tanıdım,
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan,anladım.
NIETZSCHE
FARKETMEDEN...
Susamış suların akışı gibi
Çaresiz gözlerin bakışı gibi
Kapının ansızı çalışı gibi
Akrebin ateşte yanışı gibi
Vazgeçip uzaktan senin yanında
Kendime cevapsız soru sormuşum
Kaybolup giderken fırtınalarda
Gönlümce bir ıssız ada bulmuşum
Farketmeden, farketmeden, farketmeden
Senin olmuşum
Güneşin gölgede kalışı gibi
Uykunun düşlere dalışı gibi
Kalbimin nabzında atışı gibi
Bir yolun bir yere varışı gibi
Vazgeçip uzaktan senin yanında
Kendime cevapsız soru sormuşum
Kaybolup giderken fırtınalarda
Gönlümce bir ıssız ada bulmuşum
Farketmeden, farketmeden, farketmeden
Senin olmuşum
Fikret KIZILOK
HER ŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
.
Can Yücel
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
.
Can Yücel






